15:15 - Şükran Tercanlı: Azmin, Sanatın ve Küllerinden Doğuşun Hikayesi
15:00 - Radyoculukta dijital dönem başladı: Radyopr.com yayında!
16:45 - “Konken Partisi” oyununun galasına ünlü isimlerden ve tiyatroseverlerden yoğun ilgi
14:45 - Selen Görgüzel ucuz atlattı: Işık üzerine düştü
07:45 - Dünya pil günü’nde Duracell’den gücün gerçek anlamı
19:36 - Kalender Bilgisayar – İzmir Güvenilir 2 El Bilgisayar Alım Satım & Laptop Alımı
12:30 - “Allah’a Adanmak”: Cihad Kavramına Kaynak Temelli Bir Yaklaşım
19:00 - Petek Dinçöz Batum’u Salladı: “14 Şubat’ın En Şık Kadını Benim!”
Dr. Öğr. Üyesi. Uğur Dilek Calap, bir çok insanın merak ettiği yüksek tansiyon hastalarının Ramazan ayında oruç tutup tutmayacağı konusunda cevap vererek ayrıca tansiyon hastalarına tavsiyelerde bulundu.
Dr. Öğr. Üyesi. Uğur Dilek Calap, “idrar söktürücü ilaç kullanan yüksek tansiyon hastaları gün içinde devamlı olarak idrara çıkmak zorunda kaldıkları için ciddi sıvı kayıpları yaşarlar. Sıvı kaybı yaşayan yüksek tansiyon hastalarının kaybettikleri sıvıyı çabuk bir şekilde geri kazanmak için sıvı tüketmeleri gerekmektedir. İdrar söktürücü ilaç kullanmayan yüksek tansiyon hastalarının oruç tutmasında herhangi bir sıkıntı yoktur” dedi.
Açıklamalarına devam eden Dr. Öğr. Üyesi. Uğur Dilek Calap ”Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte kalp ve böbrek yetmezliği hastası olan kişilerin oruç tutmaları durumunda kaybettikleri sıvıyı tekrar geri kazanamadıkları için oruç tutmalarında ciddi sorunlar doğurabilir. Tedavi sonucu tansiyonu kontrol altına alınan ve başka bir hastalığı olmayan kişiler oruçlarını tutabilirler. Günlük kullanmaları gereken ilaçlarını sahur ve iftarda almaları yeterlidir. Bu kurala uyacak herkesin oruç tutmasında hiçbir mahsur yoktur” diyerek ifade etti.
Oruç tutmak isteyen tansiyon problemi olan hastalara önerilerde bulunan Dr. Calap “ Tansiyon hastaları iftarlarını bir çorba ile açtıktan sonra yemeklerine kısa bir ara verip daha sonra yemeklerine devam etmelidir. İftar ve sahurda belli miktarlarda balık, sebze, baklagiller ve zeytinyağı tüketebilirler. Hamur işlerinden mümkün olduğunca uzak durulması gerekir. Yemeklerde tuzu az kullanmaya özen gösterirken sosis, salam gibi şarküteri ürünlerinden uzak durulması gerekir. İftar sonrasında çayı az tüketmek gerekir. Kahve ise mümkünse hiç tüketilmemelidir. Sahur ve iftar yaparken yenilen yemeklerin tam olarak hazmedilmesi içinde yemeklerin yavaş ve ağır bir şekilde sindirilmesi gerekir” diyerek açıklamalarını tamamladı.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.