00:30 - Oyuncu Abdullah Topal, performansıyla büyülüyor
22:45 - Cuma Şahan SHN eteketiyle múzik yapimciligina soyundu.
13:00 - Medikal estetikte doğru bilinen 3 yanlış
12:45 - Zarafetin Adı: Gül Erda Nişantaşı’nda Yine Göz Kamaştırdı
01:45 - “Kral Dairesi” ilk kez seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor
00:30 - Zümra’nın yeni şarkısı Türk olduğu için Arap ülkelerinde savaş yüzünden yasaklandı
20:30 - Yönetmen Nihat Alptekin’in Ödüllü Oyunları Avrupa’dan Kuzey Kıbrıs’a Uzanıyor
00:30 - İBB’den tiyatroya iki modelle destek: “Amaç hem sanatçıyı hem seyirciyi korumak”
21:15 - 2026’nın yeni gözdesi foto model manken Yiğit Bolakan
10:30 - Podolog Elif Demir: Tırnak Batmasının %70’i Yanlış Kesimden Kaynaklanıyor
En son çıkardığı bir Sezen Aksu klasiği olan “Tükeneceğiz”le ortalığı kasıp kavuran kadife ses Aygün Karadoğan, bu sefer “Yeniden TSM” diyerek bir Türk Sanat Müziği eseri seslendirdi. Sanat Güneşi’miz Zeki Müren’den dinlemeye alıştığımız “Gözlerin Doğuyor Gecelerime” adlı parçayı seslendiren Karadoğan, hayranlarına ters köşe yaparak bir hayli şaşırttı. Sözleri Halit Çelikoğlu’na, müziği Yusuf Nalkesen’e, editörlüğü Median Müzik Edisyon’a ait şarkının düzenlemesini üstlenen isim ise Burak Vural oldu. Yönetmen koltuğunda Aygün Bal ve Atakan Yılmaz birlikte oturdu.

Yeni şarkısı hakkında konuşan Aygün Karadoğan, “Sanat müziği eserini sanat müziği gibi okumak gerekiyor. Tane tane, anlaşılır halde, Türkçe’mizi düzgün kullanarak ve hakkını vererek, üstatlarımızı incitecek nağmelere gerek duymadan, şarkının temel duygusunu deforme etmeden söylememiz lazım. Dolayısı ile çok özen gösterdiğimiz tüm değerli eserlerimiz gibi formata sadık kalmaya çalıştık. Aslında baktığınız zaman çok hassas bir alan TSM. Bazı yeni düzenlemelerde farklı yorumlar yapıldığında şarkının formatı ve vermek istediği duygu amacını maalesef ki aşıyor. Sonuçta ben ve ekip arkadaşlarım misyon olarak bu güzel TSM eserlerini ilk günkü okunuş hissiyatıyla ve hassasiyetiyle yeni nesile ulaştırmayı hedef belledik. Tarihi eserlerde olduğu gibi şarkılarda da restorasyon pek hoş durmuyor. Bu sebeple şarkının dokusuna müdahale etmemeye çalıştık. Bir de eserimiz rahmetli Sanat Güneşi’miz Zeki Müren’e mal olmuş olmuş bir klasik olunca hassasiyetimiz daha da ön plana çıktı. Stratejik planlama ekibimiz reklam ve pr ajansı ile şarkımızın konseptini oluşturmak adına epey bir uğraş verdik. Klibimizin senaristi yönetmeni ve görüntü yönetmeniyle birlikte eski Türk filmi tadında bir projeyle karşınıza çıkmak istedik. Bu bağlamda Beykoz Kundura Fabrikası Platoları’ndaki eski gazino ortamı stüdyosunu kullandık. Önceden sosyal medya ekibi ve visual designer partnerimizle eski İstanbul dokusunu ön plana çıkarmak istedik. Klibimizin çekimlerimizde eskinin özlemini ve anılarımızı tekrar canlandırmak adına gazeteci çocuk figürü (Kaan Karadoğan (10) ve siyah beyaz anılarımızda saklı olan sanatçı posterlerini gün yüzüne çıkarmak istedik.”

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.