14:45 - Gül Erda’dan Nostaljik Bir Çıkış: “Mor Hicranlar” Büyük İlgi Görüyor
14:30 - Sabit Akkaya’dan Sofya’da Estetik Dokunuş: Özlem Süer Defilesinde Backstage İmzası
19:00 - Kurgu yok, rol yok: Sera Tübek ‘Virgül’ klibini tek seferde çekti
04:15 - Işıltının Adı: Ayşegül Sağ’a Uluslararası Prestij Ödülü!
21:15 - Fatih Ürek Yaşam Savaşını Kaybetti
12:45 - Seda Tripkolic’ten Aşk İtirafı Gibi Şarkı: “Dönsün Geri”
12:30 - Seda Tripkolic’ten iddialı yeni tekli: “Dönsün Geri”
12:15 - Resonance I. Edisyon, Çırağan Sarayı’nda Kapılarını Açıyor
02:30 - “Sevgili Yelena Sergeyevna” tiyatroseverlerle buluştu
13:30 - İbrahim Kahraman 8 Şarkılık Albüm Yolculuğuna Start Verdi
Muhteşem Yüzyıl dizisinde canlandırdığı Sümbül Ağa karakteriyle tanınan Selim Bayraktar, 35 yıllık Devlet Tiyatroları kariyerinin ardından Shakespeare’in ünlü komedisi “Windsor’un Şen Kadınları” ile tiyatro sahnesine güçlü bir dönüş yapıyor.
Muhteşem Yüzyıl dizisinde canlandırdığı Sümbül Ağa karakteriyle tanınan Selim Bayraktar, 35 yıllık Devlet Tiyatroları kariyerinin ardından Shakespeare’in ünlü komedisi “Windsor’un Şen Kadınları” ile tiyatro sahnesine güçlü bir dönüş yapıyor. Bayraktar, oyunda Falstaff karakterine hayat verirken, yapımın yönetmenliğini de üstleniyor.
Bayraktar’ın ilk özel tiyatro projesi olan müzikli oyunun yardımcı yönetmenliğini Ömer Alper İzci üstleniyor. Shakespeare’in klasik metni; müzik, ritim ve fiziksel oyunculuğun öne çıktığı çağdaş bir sahne diliyle yeniden yorumlanıyor.
Oyunun merkezinde, Rönesans’la birlikte itibarı sarsılan şövalyelik anlayışının ironik temsilcisi Falstaff yer alıyor. Windsor kasabasının düzenli yaşamı, Falstaff’ın gelişiyle mizah ve kaos içinde yeniden şekilleniyor.
Selim Bayraktar, oyuna dair düşüncelerini şu sözlerle özetliyor:
“Falstaff yalnızca komik bir figür değil; çöken bir sınıfın ironik aynasıdır.”
Provaları başlayan Windsor’un Şen Kadınları, çağdaş yorumu ve güçlü sahne diliyle sezonun dikkat çeken tiyatro yapımları arasında yer almaya hazırlanıyor.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.