16:30 - Gül Gökçe Korkmaz, müziğin “Multitasking Kızı” olma yolunda
16:00 - Alanya’nın güçlü ismi Mahir Alkan’dan müzik sektörüne iddialı giriş
00:30 - Oyuncu Abdullah Topal, performansıyla büyülüyor
22:45 - Cuma Şahan SHN eteketiyle múzik yapimciligina soyundu.
13:00 - Medikal estetikte doğru bilinen 3 yanlış
12:45 - Zarafetin Adı: Gül Erda Nişantaşı’nda Yine Göz Kamaştırdı
01:45 - “Kral Dairesi” ilk kez seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor
00:30 - Zümra’nın yeni şarkısı Türk olduğu için Arap ülkelerinde savaş yüzünden yasaklandı
20:30 - Yönetmen Nihat Alptekin’in Ödüllü Oyunları Avrupa’dan Kuzey Kıbrıs’a Uzanıyor
00:30 - İBB’den tiyatroya iki modelle destek: “Amaç hem sanatçıyı hem seyirciyi korumak”
İzmir’in tarihi dokusunu her köşesinde hissettiren Kemeraltı Çarşısı’nda, Hisar Camii’nin hemen önünde, sıcacık kahve kokusunun sokaklara yayıldığı bir yer var: Hisarönü Kahve & Çöp Şiş.
İzmir’in tarihi dokusunu her köşesinde hissettiren Kemeraltı Çarşısı’nda, Hisar Camii’nin hemen önünde, sıcacık kahve kokusunun sokaklara yayıldığı bir yer var: Hisarönü Kahve & Çöp Şiş. Bu mekân sadece kahve içilen bir durak değil, aynı zamanda yılların emeğini, sadakatini ve azmini barındıran bir hikâyenin adı.
Bu hikâyenin kahramanı, Durmuş Ali Kurucaovalı. 11 yaşında adım attığı Kemeraltı’nda, tam 35 yıldır aynı sokaklarda, aynı taşların üzerinde hayatını kurmuş bir esnaf. Çocuk yaşta başladığı bu çarşı serüveninde yıllarca çalıştığı, ter döktüğü işletmeyi birkaç yıl önce satın alarak, işçi olarak başladığı yere işletme sahibi olarak dönmüş.

Durmuş Ali Bey, kahvesiyle Kemeraltı müdavimlerinin gönlünde ayrı bir yer edinmiş. Onun kahvesi, yılların birikimiyle harmanlanmış, közde ağır ağır pişen o geleneksel lezzetiyle biliniyor. “Kahve sadece içilen bir şey değil, bir nefes, bir sohbet vesilesi,” diyor Durmuş Ali Bey. Gerçekten de, Hisarönü Kahve’nin masalarına oturan herkes, kendini bir sohbetin içinde buluyor.

Ama Ali Bey’in hikâyesi sadece kahveyle sınırlı değil. Aslen Aydınlı olan işletme sahibi, memleketinin meşhur Ortaklar Çöp Şiş lezzetini de İzmir’e taşımış. Kemeraltı’nın tarihi atmosferinde, kahve kokularına karışan ızgara eti kokusu, bölgeye farklı bir renk katmış. “Burada hem kahve hem çöp şiş yapmak biraz iddialı ama ben iki kültürü birleştirdim,” diyor gülerek. Gerçekten de mekân, sabah kahvaltılarında mis gibi kumruların ve kumpirlerin servis edildiği, öğle saatlerinde ise köz üstünde çöp şişlerin çevrildiği sıcacık bir İzmir durağı.
Hisarönü Kahve & Çöp Şiş, sadece bir işletme değil; Kemeraltı’nın ruhunu, esnaf sıcaklığını, emeğin değerini yaşatan bir adres. Durmuş Ali Kurucaovalı’nın öyküsü ise İzmir’in kalbinde büyüyen bir çocuğun, yıllar sonra o kalbin ritmini kendi elleriyle tutan bir ustaya dönüşmesinin öyküsü.

“Bu sokaklar bana büyümeyi öğretti,” diyor Ali Bey, gözleri yılların izini taşıyan taşlara bakarken. “Şimdi sıra benim o ruhu yaşatmamda.”
Tarihi Hisar Camii’nin önünde, kahvenin kokusu ve közde pişen çöp şişlerin dumanı birbirine karışırken, Hisarönü Kahve & Çöp Şiş, geçmişin emek dolu hikâyesini bugünün damak tadıyla buluşturuyor.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.